Doğruluk Adabı ve Elbise Adabı

2011-12-12 23:01:00

                      



      DOĞRULUK ADABI

       

Doğruluk ahlâkı, İslâm ahlâkının önemli bir esasıdır. Bunu elde etmek ve sağlamlaştırmak için çaba göstermeye büyük ihtiyaç vardır. Allah'ın Rasulü, bu ahlâkın çocukta yerleşmesine ihtimam gösteriyor, ana babanın çocuğa yalan söylemek gibi bir vartaya düşmemesi için onların çocukla olan ilişkilerini kontrol ediyor ve şu genel prensibi koyuyordu: Çocuk bir insandır. Beşeri ilişkilerde onun birtakım hakları vardır. Hangi yolla olursa olsun ana-babanın onu aldatması, onunla olan muamele ve münasebetlerde umursamaz bir tavır takınması caiz değildir.
        Abdullah b. Âmir anlatıyor: Birgün anam beni çağırdı. Rasülüllah (s.a.v.) da evimizde oturuyordu. Anam:
        - Gel, sana birşey vereceğim! dedi. Rasülüllah (s.a.v.) anama:
        - Ona ne vermek istemiştin? dedi. Anam:
        - Bir hurma vermek istemiştim, cevabını verdi. Bunun üzerine Rasulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
        - Haberin olsun, eğer ona birşey vermeyecek olsaydın, sana bir yalan (günahı) yazılırdı. (493)
Ebu Hüreyre'den (r.a.) rivayet edildiğine göre Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: "Kim bir çocuğa "Buraya gel, sana birşey vereceğim" der de, sonra vermezse bir yalan (günahı) yazılır." (494) Ebu'l-Havrâ anlatıyor: Ali'nin oğlu Hüseyin e (r.a.):
        - Rasülüllah'dan (s.a.v.) neyi ezberledin? diye sordum. O da:
        - "Sana şüphe veren şeyi bırak, şüphe vermeyen şeye bak! Zira doğruluk gönül yatkınlığı, yalan ise kuşkudur." (495)
        Selef, ister büyüklerin çocuklara, isterse çocukların kendi akranlarına olsun verdikleri sözde durmayı da içine alan bu doğruluk ahlâkının yerleştirilmesine dikkat etmiştir.
        Ebu'l-Ahvas, Abdullah'ın (r.a.) şöyle söylediği nakleder: "Yalan düşünce ve yalan sözlerden kaçının! Çünkü yalan ne ciddiyetle ve ne de şaka ile bağdaşır. Sizden biriniz çocuğuna söz verip de sonra yerine getirmemezlik yapmasın!" (496)
        Süleyman b. Dâvûd'un aynı şekilde oğluna: "Yavrucuğum! Vaadde bulunduğun zaman, ondan cayma! Aksi halde sevgiyi nefretle değiştirmiş olursun" dediği rivayet edilmiştir.

 

                              ELBİSE ADABI

       

Amr b. Âs (r.a.) anlatıyor: Rasulüllah (s.a.v.) benim üzerimde sarıya boyanmış iki elbise gördü ve:
        - Bunu sana anan mı emretti? dedi. Ben:
        - Onları ben yıkarım, dedim. Rasûlüllah (s.a.v.):
        - Hatta onları yak! buyurdu. (487)
        Başka rivayette Peygamber (s.a.v.): "Bunlar gayr-i müslimlerin giysilerindendir; onları giyme" buyurmuştur. (488)
        İmam Gazzâli, İhya'sında, çocuğun giyeceği elbise hakkında şu açıklamada bulunmuştur: "Oğlan çocukları ipek ve (sırıtacak biçimde) renkli değil de beyaz elbiseler sevdirilir. Sözkonusu kıyafet şeklinin, kadınların ve kadın gibi davranan erkeklerin işi olduğu, erkeklerin bundan kaçındığı ve bunun onlara mekruh olduğu çocukların yanında anlatılır. Bir oğlan çocuğunun üzerinde ipek veya (sırıtacak biçimde) renkli bir elbise görülmesi halinde, bunun yadırganması ve yerilmesi uygun düşer. Çocuk lüks, konfor ve pahalı elbiseleri giymeye alıştırılmış olan çocuklardan korunur."
        İpek giyinmek haramdır. çocuğun artık dünyaya gözlerini açmasından itibaren kılık-kıyafet hususunda gayr-i mûslimlere benzememe/uymama konusunda Rasulüllah'ın (s.a.v.) koyduğu kaideye göre, sünnete alıştırılır ve yasaklanan elbise türlerinden uzaklaştırılır. Bu kaideyi sahabenin ciddiyetle uyguladığını görmekteyiz:
        Abdullah b. Yezid anlatıyor. Abdullah b. Mesud'un yanında idik. Derken üzerinde ipek gömlek bulunan bir oğlan çocuğu geldi. Abdullah b. Mesud çocuğa:
        - Bunu sana kim giydirdi? dedi. Çocuk:
        - Anam giydirdi, dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Mes'ud gömleği ikiye böldü ve:
        - Anana söyle, sana bundan başka gömlek giydirsin! dedi. (489)
        İmam Kâsâni, erkeklere ipek giyinmenin haram oluşu mevzuunda söyler: "Erkek olduktan sonra haramlıkta küçük ile büyüğün arasında bir fark yoktur. Çünkü Peygamber (s:a.v.): "İpek ile altın ümmetimin erkeklerine haramdır" buyurarak bu hükmü erkeklere getirmiştir. Ne var ki ipek giyen küçük çocuğun günahı kendisine değil, giydirenedir. Çünkü çocuk mes'ul ve mükellef değildir, Nitekim kendisine sunulması durumunda içki içen çocuğun günahı kendisine değil, o ; içkiyi verenedir. Elbise konusu da böyledir. (490)
        İbnu'l-Kayyım diyor ki: "Kadınların sıfat ve özellikleri gelişeceğinden dolayı oğlan çocuğuna ipek giydirmesi veliye haramdır."

 

0
0
0
Yorum Yaz